Yaşayan Kütüphane
Normal kütüphanelerde olduğu gibi Yaşayan Kütüphane de okuyucular, kütüphane görevlileri, kitaplar ve kitap kataloğundan oluşur. Bu kütüphaneyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, kitapların insan olması ve sadece okunmak yerine okuyucularıyla kişisel bir diyaloğa girmeleridir. Çıkış noktası “Kitabı kapağına göre yargılama!” olan bu kütüphanenin kitapları, ön yargılar ve kalıp yargılarla karşı karşıya kalan, ayrımcılık ve sosyal dışlanma deneyimleri yaşayan farklı toplumsal grupların temsilcilerinden oluşur.
Yaşayan Kütüphane’nin temel amacı, farklı toplumsal gruplardan insanların bir araya gelerek birbirlerini tanımalarını ve anlamalarını sağlayacak yapıcı bir diyalog ortamı yaratmaktır. Rahat ve güvenli bir ortamda kurulan bu diyalog, ayrımcılığın temelini oluşturan ön yargıların ve kalıp yargıların giderilmesi için bir zemin oluşturur.
Yaşayan Kütüphane: Okuyan Kitaplar
Okuyan Kitaplar, daha önce Yaşayan Kütüphane etkinliklerinde kitap olarak yer alan katılımcıları okuyucu konumuna getiren özel bir etkinliktir.. Böylece farklı kimliklere ve yaşam deneyimlerine sahip kitaplar, birbirlerinin hikayelerine tanıklık eder; merak ettiklerini sorar, kendi deneyimlerini paylaşır ve birbirlerinden öğrenir.
İlk kez 2024 yılında Sabancı Üniversitesi Altunizade Dijital Kampüs’te gerçekleştirilen etkinlik, Yaşayan Kütüphane’nin temel yaklaşımını bir adım ileri taşıyarak kitaplar arasında doğrudan ve derinlikli bir diyalog alanı oluşturmuştur. Kitapların deneyimlerini paylaşmasını sağlayan bu buluşma, toplumsal önyargıların sorgulanmasına, empatinin güçlenmesine ve farklı yaşam deneyimleri arasında anlayış ve bağ kurulmasına katkı sağlar.
