Görüşler-Orçun Mater

> Görüşler > Orçun Mater

Sevgili Orçun, Bize biraz kendinden ve CIP’de yaptığın proje ve organizasyonlardan bahseder misin?
Herkese merhaba, öncelikle bir CIP mezunu olarak hatırlanıyor olmak ne kadar güzel bir duygu! Eski günler, anılar teker teker gözümün önünden geçiyorlar. Sabancı Üniversitesi’ndeki ilk yılımda yaşlılar projesi ile başladı CIP tecrübem. Daha sonra ilk Güneş Günü, süpervizörlük, proje asistanlığı, Diyarbakır yazları (Kendini Keşfet Projeleri) derken 5 yılım dolu dolu, CIP ile iççice geçti her zaman. Geriye dönüp bakınca herhâlde unutamadıklarım, Güneş Günü hazırlıkları ve Diyarbakır’da gerçekleştirdiğimiz 4 dolu dolu Kendini Keşfet olur.

CIP sence yaşamında nasıl bir fark yarattı?
Çok basmakalıp olmadan en içten kelimelerimle bu soruyu cevaplamak aslında uzun zaman ister. En temelinden başlamam gerekirse, bana tekrar topluma karşı sorumlu olmam gerektiğini hatırlattı. Bunu hatırlatırken de her yeni sene farklı alanlarda, en az benim kadar duyarlı insanlarla bir bütün olmamı sağladı. Hayatta almaktan çok vermenin güzelliğinin, özellikle manevi özverinin yaşamdaki en büyük hazlardan biri olduğunun farkına varmamı sağladı. Bugün beni ben yapan temel duyarlılık hislerinin CIP sayesinde bir karaktere ve bilince oturduğuna hala cani gönülden inanıyorum.

CIP’deki yıllardan kalma bizlerle paylaşmak isteyeceğin bir anın var mı?
Her zaman aklıma gelen bir anım var; Diyarbakır günlerinden birinde, dersler bittikten sonra şehirde dolanıyor ve sıcaklardan bunalıyorduk. Bir anda sokağın karşısından, elinde ayakkabı boya kutusu ile Bülent üstüme atlamıştı. ’Orçun abi napirsen?’ dedikten bir sure sonra, nasıl olduysa, bir anda kendimi Bülent’in gücümü sınayan sorularına cevap verirken buldum;

Bülent: Orçun abey seni beni döversen?
Orçun: Bülent, seni niye döveyim?
Bülent: Yok Orçun abey sen güçlüsen, beni dövebilirsen?
Orçun: Bilmem Bülent gücüm yeter herhâlde.
Bülent: Orçun abey sen Hakan abeyi (gönüllü) dövebilirsen?
Orçun: Bak onu kesin mahvederim.
Bülent: Orçun abey sen Devrim abeyi (gönüllü) dövebilirsen?
Orçun: Yok sanmıyorum Bülent, ama neden insanları dövüyoruz?
Bülent: Yav Orçun abey boş ver, sen peki buruceleyi dövebilirsen?
Orcun: Kim?
Bülent: Buruceley yav buruceley.
Orcun: Oğlum kim ley? Burcu kim? Neyden bahsediyorsun?

İşte tam o an Bülent, önceki akşam izlediği Bruce Lee filminden bir sahneyi canlandırarak beni kahkahalara boğmuştu.

Uzun süredir yurtdışında yaşıyorsun? Oradaki sosyal sorumluluk alanı ve anlayışıyla ülkemizdeki arasındaki farkları gözlemleme fırsatı buldun mu?
Her ne kadar Avrupa’daki günlük yaşamı daha bireysel bulsam da, bireylerin sorumlu olmak adına bilinçleri körelmiyor. Her ne konuda olursa olsun bir grubun veya zümrenin düşüncesini dilediği gibi dile getirebilme özgürlüğü, toplumdaki bilinci gencinden yaşlısına arttıran bir unsur. Bunu ister bir Pazar yürüyüşünde karşılaştığınız LGBTİ aktivitelerden gözlemleyebiliyor veyahut medyanın aktardığı uçak firmasının yemek atık/israf probleminden şahit olabiliyorsunuz. Önemli bir fark olarak, sorumluluk bilincinin Avrupa’da tepkiselden daha çok kalıtsal olduğunu gözlemliyorum.

Bunun yani sıra, eğitim dünyasında da bir suredir gelişmekte olan dünya ülkelerine özel master programlarını görüyorum. Amaç mühendis/ekonomist/ sanatsal altyapısı olan kişilerin eğitimlerini bu ülkelerde kullanabilmek ve o kanalda geliştirebilmek. Bunu çok değerli buluyorum, umarım ülkemizde de böyle programlar gerçekleşir (hatta umarım vardır)

Mezuniyet sonrası sosyal sorumluk alanında faaliyetlerde bulunuyor musun, yaptığın ya da yapmayı düşündüğün projeler var mı?
CIP ile gelişen sorumluluk bilinci hiçbir zaman durmuyor diyebilirim. Bir önceki çalıştığım firma aracılığı ile ‘Habitat for Humanity’ programında aktif rol alıyordum. Gerçekleştirdiğimiz en güzel proje Romanya’da 2 gün boyunca yetim çocuklar için bir yurt binası inşa etmekti. Biz gönüllü çalışanlar, profesyonellerin yönlendirmesi ve direktifleri ile 15 kişilik yurt binasının tahta yapısını olduğu gibi yaptık. Son gününde de içinde yasayacak çocuklar ile de bir parti düzenledik.

Simdi yeni firmamda ve yeni şehrimde tekrardan araştırma içerisindeyim. Özellikle United National (UN)’in kollarından mülteci alanında sadece maddi değil ayni zamanda bireysel katılımda bulunarak sorumluluk damarımı beslemek istiyorum.

Eklemek istediklerin;
Özellikle gençken zamanın değeri çok iyi bilinmiyor. Geriye dönüp baktığımda her ne kadar çok anımı ve paylaşılmışlığı görebilsem de, daha da fazlasını yapabilirmişim diye düşünüyorum. Üniversitedeki genç arkadaşlarımla da paylaşmak isterim: İyi bir birey olmak için daha fazla gidin katılın, deneyin, hata yapın, paylaşın, gözlemleyin... Öncelikle kendiniz ve doğal olarak toplum için çok büyük artılarını göreceksiniz.