Görüşler - Ogün Ercan

> Görüşler > Ogün Ercan

Sevgili Ogün, bize kendinden CIP’yle tanışma sürecinden bahseder misin?
CIP ile tanışmam aslında CIP’in tanıtıldığı ders ile oldu. Sabancı Üniversitesi’ne kaydımı yaptırırken böyle bir ders olduğunu bilmiyordum. İlk derse katıldıktan sonra CIP nedir, neden var ve nasıl bir projelerden oluşuyor onu öğrenmiş oldum. Daha sonra çeşitli projeler içerisinden kendime en yakın hissettiğim Çocuklarla İğne Deliği Fotoğrafçılığı (Pinhole) Projesine katıldım ve CIP serüvenim başlamış oldu.

CIP101 dersi kapsamında bugüne kadar hangi projelerde yer aldın?
Okullarda Çocuk, Yaşlı Destek, Hayvan Hakları ve Çevre Bilinçlendirme Projelerinde yer aldım.

Bu projelerden seni en çok etkileyen hangisiydi? Neden?
Beni şu ana kadar en çok etkileyen proje takım elemanı olarak ilk katıldığım proje diyebilirim. Ben yanlış olduğunu düşündüğüm veya düzeltilmesi gereken durumları değiştirmek isteyen bir insan olmuştum ama yetişkinlerin fikirlerini ve hayata bakışlarını değiştirmek ya da farklı bir anlam kazandırmanın oldukça zor olduğunu biliyordum. Projeye ilk kez katıldığımda küçük bir mahalledeki bir dernek ile çalışılıyordu ve derneğin imkânları yeterli olmasa da oraya bir şeyler yapmak için gelen çocuklar vardı. O çocuklarla çalışmak onlara bir şeyler öğretip hayatlarında değişiklik yaratmak bana daha önce hissetmediğim bir duyguyu tattırmıştı.

Süpervizörlüğünü yaptığın projelerde birlikte çalıştığın takım elemanlarında proje süresince ne gibi değişimler gözlemliyorsun?
Genel olarak takım elemanı olan öğrenciler projeye önyargılı yaklaşabiliyor. Nasıl bir etki yaratabileceğimizin farkında olmuyorlar ya da küçümseyebiliyorlar. Proje öncesi anlattığımız teorik bilginin nasıl işleyebileceğini öngöremedikleri de olabiliyor. Fakat birkaç haftanın sonunda çocuklar üzerindeki etkilerini ve çocukların onlara yüklediği anlamı fark etmeye başladıklarında onlar da çocuklarla derin bir ilişki kuruyorlar. Onları daha iyi anlamaya ve daha iyi iletişim kurmaya başlıyorlar. Çocuklarla arası iyi olmayan takım elemanları bile çocukların onlara sunduğu sevgi karşısında deyim yerindeyse afallayabiliyor.

Geçtiğimiz yarıyıl tatilinde farklı bir konseptle gerçekleştirdiğimiz Payas Kendini keşfet Projesinde yer aldın. Proje hakkında izlenimlerini öğrenebilir miyiz?
Kendini Keşfet benim hep katılmak istediğim, bir türlü başvuramadığım ama hep merak ettiğim bir projeydi. Okuldaki son dönemime girerken bu deneyimi yaşamak istedim ve başvurdum. Süpervizör ve Danışman Süpervizörken bir nebze uzak kaldığım ve çok özlediğimi fark ettiğim çocuklarla tekrardan çalışmanın mutluluğunu sonuna kadar hissettiğim bir hafta geçirdim. Projenin Payas STEM merkezinde gerçekleşmesi de projeyi benim için özel kılan taraflarından biri oldu. Ülkemizde böyle bir kurumun olması beni son derece sevindirdi. Kodlama, robotik, matematik, biyoloji, kimya gibi alanlarla çocukların hayata bakış şeklinin değiştirecek ve hatta hayatlarını değiştirecek imkanlar sunan bu kurumla çalışmak onlardan bir şeyler öğrenmek son derece mutluluk vericiydi. Bunların dışında Hatay’da olmak ve farklı bir kültürün içinde vakit geçirmek, insanlara dokunmak güzeldi. Bu coğrafyadaki her çocuğa eşit fırsatlar sunulduğunda aslında hepsinin harika şeyler yapabileceğini görmüş oldum.

Üniversite sonrası iş ve özel yaşamında CIP’de yaşadıklarının ne gibi etkileri olacağını düşünüyorsun?
CIP’nin bana kattığı ya da bende güçlendirdiği temel unsur farkındalık diyebilirim. Fakat sadece farkında olmak değil, farkında olduğum bir durumu nasıl başka insanlara da anlatabilirim ve bu durumu değiştirmek için ne yapabilirim bunun da yolunu gösterdi bana. Hayatımın geri kalanında bu zihin yapısına sahip olmak ümit ediyorum bana bir şeyleri değiştirmek için gerekli olan alanı sağlar.