Görüşler-Mükerrem Aydoğan

> Görüşler > Mükerrem Aydoğan

Sevgili Mükerrem, Bize biraz kendinden ve CIP’nin üniversite yıllarında senin için yerinden bahseder misin?
Sabancı Üniversitesi’nden mezun olalı koskoca sekiz sene geçmiş. Üniversitede biriktiğim en güzel anılarım CIP ile alakalı. Hal böyle olunca bunca sene sonra CIP’de hatırlanıyor olmak, böyle bir röportajın parçası olmak benim için paha biçilemez bir durum. Öncelikle bunun için tüm CIP ailesine kocaman teşekkürler. Benim durumum belki çoğu süpervizörden çok daha farklı. Üniversiteden mi yoksa CIP den mi mezun oldun deseler, vaktimin çoğunu CIP ofiste geçirmiş olduğumdan, CIP’den mezun oldum diyebilirim. Okul çocuk, yaşlı projeleri ve bir sene de lise projesi yaptım. CIP’nin bendeki yerini anlatmak bu anlamda çok zor aslında. Çoğu zaman üniversitemiz dışından arkadaşlarımla sohbet ederken, nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde CIP’den bahsederken bulabiliyorum kendimi. Böylesine anlamlı, değerli bir konuda gülümseyerek anlatabileceğim anılarımın olması şahane bir his!

Mezuniyetinden bugüne kadar neler yaptığını bizlerle paylaşır mısın?
2010’da Yönetim Bilimleri Fakültesinden mezun olduktan sonra kısa bir süre aile şirketimizde çalıştım. Sonra kurumsal anlamda tecrübe edinmek istediğime karar verip Danone, Migros ve Real gibi firmalarda satış ve satın alma yöneticiliği yaptım. Her beyaz yakalı gibi kendi işimi kurmayı hayal ediyordum ve sonunda Mevsimlik’i kurdum ki çok yeni bir kuruluş. Sadece on dört ay oldu kurulalı. İş hayatımın yanı sıra, aidiyet duygusu yüksek bir insan olarak, okulumdan da kopmadım. SUMED yönetim kurulu üyeliği görevini 4 senedir yürütmekteyim.

Aile işinde çalışma, ardından kurumsal iş deneyimi ve nihayetinde kendi girişimciliğin olan Mevsimlik. Bu farklı çalışma alanlarının zevkli ve zor yönleri neler sence?
Aslında bu üç alan da hem birbirleriyle çok alakalı hem de çok farklı. En başında nereye gitmem gerektiğini, nasıl bir yol izlemem gerektiğini ben de bilmiyordum. Şans faktöründen bahsedebiliriz sanırım bu kısımda. Aile şirketimiz distribütörlük üzerine. Distribütör tarafından firma tarafına geçmek farklı bakış açıları geliştirmemde çok faydalı oldu. Firma kanadından perakende sektörüne geçmem de o sektörde farklılık yaratabilmeme vesile oldu. Gıda satın alması yapmam ve bunu da Türkiye’deki en iyi firmalardan birinde yapmam bu alanda kendimi geliştirmeme olanak sağladı. Son olarak da yine bir aile şirketi ama yarı kurumsal diyebileceğimiz bir firmada satın alma yöneticiliği yaptım. Bu da bana kendi işimi nasıl yönetmem gerektiği konusunda pek çok şey kattı. Her biri birbiriyle yapboz parçası gibi birleşti diyebilirim. İşin aslı kariyerim biraz bilinçsizce ama olabilecek en güzel şekilde ilerledi. Sonrasında da Mevsimlik. Ben bir CIP’ci olarak yaptığım en sıkıcı işi bile kendimce eğlenceli bir hale getirmeyi sevdiğimden çok zorlayıcı bir durum yaşadım diyemem. Ama kendi içinde kıyaslarsak en zoru sanırım kendi işimi yapıyor olmam. Belki de çok yeni bir girişim olduğundan şu an öyle geliyordur ama sorumluluk duygusu çok baskın ve baş etmesi en güç duygu şu ana kadar ki diğer işlere nazaran.

Mevsimlik’in işin olmasının ötesinde bir sosyal sorumluluk boyutu var mı?
Var tabi olmaz mı! Mevsimlik bir sosyal girişim. Ben kendi işimi yapmayı istiyordum evet ama bundan daha fazla istediğim şey işimin sosyal sorumluluk yönü yüksek bir iş olmasıydı. Biz Mevsimlik’i kurarken bu temeller üzerine yaptık tüm planlamalarımızı. Öncelikle, Mevsimlik hayatlarında hiç çalışmamış kadınların çalıştığı bir kurum. Üretiminden matbaasına her alanında kadınların yer aldığı bir girişim. Kısaca yaptığımız işten bahsetmek gerekirse mevsiminde toplanmış meyve ve sebzelerden ev yapımı, doğal, koruyucu ya da katkı maddesi içermeyen salça, reçel, sos, turşu, vb. ürünler üretip internet sitemizde satmaktayız. Bu girişime karar verdiğimizde bu işin doğup büyüdüğüm topraklarda olması gerekliliğine inandığım için şirket merkezi Zonguldak’ta. Bir CIPci olarak tabiki bu kadarıyla da yetinmedim. Her Mevsim İyilik adında bir sosyal sorumluluk projesi başlattık. Her mevsim ayrı bir konuda, bölgemizdeki bir ihtiyacı kapamaya yönelik projeler yürütüyoruz. Yardımlaşmanın azı çoğu olmaz diyerek elimizden geldiği kadarıyla, bu projelerimize devam etmekteyiz. Bu şekliyle bakıldığında bir şirketten daha çok büyük bir aile olma yolunda ilerliyoruz sanırım ve bu da çok iyi hissettiriyor!

Kendi işin olan Mevsimlik’te çalışırken kadın istihdamına ve kadınlarla çalışmaya öncelik verdiğini biliyoruz. Bu alandaki engelleri aşmak için farklı neler yapılmalı sana göre?
Kadın istihdamı önemli bir konu evet. Çok da gündemde aslında. Yasalarla dengelenmeye çalışıyor. Kadınların üretimde yer alması çok önemli. Bu anlamda yerel firmalara bence çok büyük iş düşüyor.Büyük şehirlerde bu farkı görmek çok mümkün değil. Düşünsenize. Çalışan pek çok kadın arkadaşınız vardır. Ama Anadolu’ya gittikçe kadın ve erkek istihdamı arasındaki uçurum o kadar artıyor ki. Bu yüzden bölgesel ya da yerel firmaların bu anlamda daha fazla sorumluluk alması ya da yönetimlerin bu konuda ciddi yaptırımlar uygulaması kadın istihdamını arttırabilir. Sadece bu değişiklikleri beklemek de doğru olmaz tabi. Bilinçlendirici, meslek sahibi olmalarını sağlayan kurslar, eğitimler gibi pek çok şey planlanabilir. Her kadının kendine güvenmesi ve kendisini tanımak için kendisine en az bir kez şans vermesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden en büyük dileğim Mevsimlik’in daha fazla kadına ulaşabilmesi için daha çok büyümesi.