Görüşler-İpek Tüysüzoğlu

> Görüşler > İpek Tüysüzoüğlu

Sevgili İpek, CIP’nin senin için ne ifade ettiğini bizlere açıklar mısın?
CIP benim için o kadar çok şey ifade ediyor ki! Her şeyden önce üniversite hayatımın en mutlu ve özlemle andığım anılarını içeriyor. Aynı amaç uğruna bir araya gelen, öğrenmeye ve öğretmeye can atan, harika projelere imza atan bir grubun parçası olduğum için hep gurur duydum. Ofisiyle, projeleriyle, gönüllüleriyle kocaman bir aileyi ifade ediyor bana.

CIP’de kaç sene görev aldın? Yaptığın belli başlı projelerden bize bahseder misin?
CIP’de 4 sene görev aldım. Üniversiteye başladığım ilk yıl CIP 101 dersini tamamladıktan hemen sonra süpervizörlüğe başvurdum ve mezun olana kadar ailenin bir parçası olmaya devam ettim ve hala ediyorum. Çocuklarla iletişim halinde olmayı ve onların hayal gücüne ortak olmayı çok sevdiğim için hep çocuk projelerinde yer aldım. CIP 101 kapsamında aldığım okul-çocuk projesinden sonra ilk süpervizörlük yılımda da okul-çocuk projesine devam ettim. Süpervizörlüğümün ikinci senesinde ise yine çocuklarla birlikte yürütülen İnsan Neyi Korur? projesine geçiş yaptım. Herhangi bir şeyi korumak için önce sevmek gerektiğini benimseyen bu projede çevre temasını alışılmışın dışında işliyorduk. Çocukların her zaman baktıkları çevrelerinde var olan sorunları görmelerini sağlamak için fotoğraf çekme yöntemi kullanıyorduk. Böylece çevre sorunlarını dikkatli gözlemleyebiliyorlardı. Kişisel olarak ilgilendiğim çevre ve fotoğrafçılık çocuklarla birleşince benim için harika bir proje oldu. Üniversitemin son senesinde ise hem okul-çocuk hem de İnsan Neyi Korur? projelerine danışmanlık yaparken bir yandan da Otizm projesine gönüllü olarak katılmaya başladım. Otizm projesi en keyif aldığım, en çok öğrendiğim ve farkındalık kazandığım proje oldu. Keşke bu projeyle daha önce tanışsaydım.

İstanbul dışında gerçekleştirdiğimiz Kendini Keşfet Projelerinde de yer aldığını biliyoruz, bu senin için nasıl bir deneyimdi?
Sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde, çocukların kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amaçlı gerçekleştirilen Kendini Keşfet Projeleri CIP’nin en özel projeleri arasında yer alıyor. Gittiğim projeler sayesinde sevginin, bilginin ve paylaşmanın ne kadar kıymetli olduğunu keşfettim. Hem Kahramanmaraş hem de Kırşehir projelerinde yer aldım böylece iki farklı coğrafyada iki farklı kültürle tanışma şansım oldu. İki projeye katılarak farklı kültürlerde büyüyen çocukların bakış açılarındaki farklılıklara tanık oldum. Karşılıklı sevginin çok yoğun olduğu bu projelerde çocuklarla kısa sürede çok derin ilişkiler kurabiliyorduk. Hala düzenli olarak iletişim halinde olduğum birçok çocuk var hayatımda. Hatta birkaç tanesi seneye üniversite öğrencisi olacak. Onların kendilerini keşfetmelerinde biraz da olsa payım olduğunu bilmek tarif edilemez bir mutluluk. Bu projelerin diğer önemliözelliği de aynı amaç için bir araya gelmiş gönüllülerle olmak. Projelerde kurduğum arkadaşlıkların yeri benim için çok ayrıdır.

İçinde bulunduğun tüm bu projelerden seni en çok etkileyen hangisiydi? Neden?
Kırşehir Kendini Keşfet Projesi’nde hala konuşmaya devam ettiğim çocuklarda biri olan Muhammed ile vedalaşmamız beni en çok etkileyen olaydı. Muhammed yaptığımız projelere oldukça ilgiliydi ve katılımı da yüksekti. Beni sevdiğini de hissediyordum ama diğer çocuklar bana sarılıp elimi tutarken Muhammed hep uzak duruyordu. Son gün ayrılırken sarılmama izin vermeyeceğini bildiğim için elini sıkıp vedalaştım. Sonra arkamdan “İpek Abla” diye bağırıp koşup sarılmıştı. Biz İstanbul’a döndükten sonra birçok çocukla iletişim kurmaya devam ettim. Onlardan biri de Muhammed’in kuzeni Yusuf’tu. Konuşmamız sırasında Yusuf bana “Sayende Muhammed sarılmayı keşfetti İpek abla.” dedi. Sevginin ne kadar kıymetli olduğunu gösteren anlardan biriydi benim için. Hayatım boyunca unutmayacağım.

Mezuniyetin sonrasında da sosyal sorumluluk alanında faaliyetlerde bulunuyor musun?
Mesai saatleri sebebiyle CIP’de olduğu gibi sahada faaliyet gösteremiyorum. Ama CIP ile geçirdiğim 4 sene sonunda edindiğim sosyal sorumluluk bilincini hayatımın her aşamasında çevremdekilerle paylaşmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince uzaktan katkı sağlayabileceğim veya hafta sonuna denk gelen etkinliklere katılmaya çalışıyorum. Kış Güneşi ve Güneş Günü vazgeçilmezim.