Görüşler-Gülce Özgen

> Görüşler > Gülce Özgen

CIP101 dersi kapsamında bugüne kadar hangi projelerde yer aldın?
CIP101 dersimi, Aydınlı İlkokulunda okul çocuk projesi yaparak tamamladıktan sonra CIP dersinin benim için bir son değil, aksine bir başlangıç olduğuna karar verdim. Ardından Çayırova Sevgi Evleri ve İşaret Dili projelerini süpervizör olarak yürüttüm. Şu an ise danışman süpervizör olarak bu güzel ailenin içerisinde yer alıyorum.

Bu projelerden senin için diğerlerinden biraz daha özel olan bir tanesi var mı, neden?
Yaptığım her proje birbirinden değerli. Fakat Çayırova Sevgi Evleri benim için biraz daha farklı bir noktada diyebilirim. İlk süpervizörlüğüme bu projede başladım ve dürüst olmak gerekirse daha önce böyle bir kuruma gitmediğim için çok tedirgindim. Okul-çocuk projelerinden tamamen farklı olduğunu biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Geçen zamanı gözümün önünden şöyle bir geçirdiğim zaman şu şekilde özetleyebilirim: Sevgi Evleri benim ütopyam. Tam 1 yıl boyunca o kapıdan içeri girdikten sonra bambaşka bir insan olarak çıktım. Oradaki çocuklar bazılarımız kadar şanslı olmayan ama tek bir gülümsemeleriyle dünyayı kurtarabilecek, her şeyin en güzelini hak eden çocuklar, her şeyden önemlisi ise bana çok fazla şey öğreten minik kahramanlarım!

CIP’de geçirdiğin zaman hayata ve topluma bakışında ne gibi değişiklikler yarattı?
CIP benim çocukluğum, gençliğim, olgunluğum. Sanki ben burada doğdum, burada büyüdüm, burada gerçek Gülce’yi buldum gibi hissettiren tek şey. Hayatta her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir, iyi zamanlarımız kadar kötü zamanlarımız da olabilir. Ama önemli olan bu zamanlarda yanında kimin olduğudur. Bana son 5 yılda yaşadığım tüm kötü zamanlarımı unutturan, hayatta neyin daha önemli olduğunu hatırlatan en güzel şey CIP!

Projelerden ya da diğer CIP etkinliklerinden (Kendini Keşfet, Güneş Günü Kermes v.b) seni çok etkileyen bir anın varsa bizlerle paylaşır mısın?
Gözümün önünden her biri bir film şeridi gibi geçiyor. Ama hiç aklımdan silinmeyen sahne CIP101 dersini alırken katıldığım Güneş Günü’nden, 18 Mayıs 2015 tarih dün gibi aklımda. Dizindeki tüm bağları kopuk, ertesi gün ameliyata girecek ve bacağında ateliyle beraber Güneş Gününe gelmiş, çocuklara twister oynatmaya çalışan bir CIP sevdalısı Gülce. Doktorum ameliyatımı geriye çekmek istemişti ama ben sırf Güneş Gününe katılmak için tarihini kendim belirlemiştim. Gelen tüm çocuklar “Abla bacağındaki ne? Abla sen robot musun?” diye dalga geçmişlerdi. Hayatıma işte o gün iki yeni kelime ekledim. Biri “Robot”, diğeri ise “Sınırsızlık”. Çünkü o gün anladım ki, o çocukların yüzlerindeki tek bir gülümseme için yapabileceğim şeylerin sınırı yoktu!

Mezuniyet sonrasında da benzer sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı düşünüyor musun?
Mezun olduktan sonra tabiki “İş bulabilecek miyim?” kaygısı herkeste olur ama beni en az bu soru kadar düşündüren şey “Zamanımın en büyük kısmını geçirdiğim CIP olmadan nasıl bir boşluğa düşeceğim?”. Artık iş başvurularımı yaparken bile öncelikli olarak şirketlerin yaptıkları sosyal sorumluluk yazılarını okuyorum, acaba ne yapılabilir diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Ee, bu çukura bir kere düşen bir daha çıkamıyor ki :)